Bu benim ilk blogum.. ve bu bloğu dün akşam beraber kahve içtiğimiz yaşam koçu / eğitimci ve daha bir çok harika vasfı olduğundan emin olduğum sevgili Necla Köker arkadaşımın ısrarları üzerine açıyorum.. Ayrıca bu buluşmadan5 dak. önce beni hiç bir zaman aramayan kuzenimin tesadüfen beni arayıp damdan düşer gibi" ilknur neden kendi bloğunu açıp kendi işini kurmuyorsun" diye sıkıştırmasınında hakkını yiyemem.. Aynı şey 2008 yılında güvenlik alanımda tutunmakta ısrar ederken beni dürten sevgili yaşam koçu arkadaşım İlginay Göbüt ile 'de yaşamıştım..Bu insanlar benden ne istiyor anlamıyorum..Şöyle ki.. Aslında herşey yaklaşık 3 yıl önce 2008 de başladı .. Ben bana ayrılmış köşedeki 1,5 m2 'lik masamda 18 yıldır yaptığım tekstil mühendisliğimi icra edip,18 inch'lik ekranımdan dünya'yı ve O'nu adım adım gezen insanları gıpta ile seyrederken başıma düşen bir taştan sonra artık hiç birşey eskisi gibi olmadı.. Tesadüfen (!) karşılaştığım insanlar vasıtasıyla Amerikan cruise şirketinde komi olarak iş bularak , 40 farklı milletten gelen insanlarla beraber giydiğimiz mavi üniformanın içinde tabak taşırken,benim dünya seyahatim de başlamış oldu.işte size bir dünya seyahati.. hemde sadece 400 m 'lik bir geminin içinde ....daha ilk hafta bu yeni görevimin fiziki zorlukları içinde ağlanırken, bir yandan ilk defa karşılaştığım Latin'lerden duyduğum ispanyolca'dan çok etkilenip 2 kontrat çalışıp para biriktirip bu dili öğrenmek üzere Güney Amerikaya gitmeye karar veriverdim.. Ardından 2. kontratımın son haftasında tesadüfen masama sevgili evrenin gönderdiği ve henüz 2 gündür servis yaptığım Kolombiya 'lı aileye ispanyolca öğrenme aşkımdan laf olsun diye bahsederken , beni kendileriyle yaşamak üzere evlerine davet edince, bu teklifi kabul etmekte çok zorlanmadım.. Hakikaten nereye gidiyor olduğumu bilmeden elimde bir adresle atladım uçağa.. . Yaklaşık 6 ay boyunca ailenin çiftliklerin de kraliçeler gibi yaşarken , ispanyolcam'da belirgin bir gelişme olmasada ,gemide tabak taşımaktan ağrıyan kollarımın acısından hiç bir şey kalmamıştı..Yola çıkma zamanıydı.. ve Güney Amerika beni bekliyordu.. Bundan sonraki 5 ayımı Colombiada'da gerçekten ispanyolca öğrenerek (Nihayet ) ve 2 ayımıda yıllardır hayal ettiğim sırt çantalı gezgin modunda gezerek geçirdim. anlamadığım şey ; insanlar bana sen ne güzel şeyler yapıyorsun diyorlar..ve hayran oluyorlar yaşadıklarıma.. O zaman ben şaşırıyorum..Çünkü hakkaten ben özel birşey yapmıyorum.. kendiliğinden oluveriyor. son 3 yıldır yaşadıklarımdan şunları öğrendim.. Siz bir adım attığınızda tanrı/evren size 10 adım vererek ödüllendiriyor / yada yardım ediyor.. ve kitaplarda da yazdığı gibi aslında mutlak gerçek diye birşey yok.. Herkes kendi gerçeğini yaratıyor ve yaşıyor.. Bizler kendi hayatlarımızın yaratıcısıyız... yada ne bileyim.yani.. .herkezin bir sahnesi var.. bu sahne tamamen size özel.. ve tanrı sizin yaşamak istediğiniz senaryoya göre ihitiyacınız olan parçaları/dekorları ve oyuncuları sizin oyununuz için bir araya getiriyor....bilmiyorum çok mu uçtum.ama bu benim için şu an yazdığım klavyeden bile daha somut birşey.. Bugün Türkiye'ye döndüm ve iş arıyorum.idealim seyahat sektöründe çalışmak.. insanları gezdireyim..organize edeyim.. tabi bunun içinde kendime eski günlerdeki gibi kendimi bağlayabileceğim 1,5-2 m2 boyutlarında yeni bir mafsal ararken ben, herkes sanki sözleşmiş gibi aynı şeyi söylüyor... "ilknur kendi seyahat şirketini kur" .. allahım ben ne yapacağım.. ?Korkuyorum... Burma'ya kaçıp bir manastıra sığınsam beni bulabilirlermi acaba ? Şimdilik sevgiler
| Yeni pencere Tümünü yazdır Vurgulama özelliğini kapatReklamlar Freelance İş/Proje Sitesi Freelance iş bulma ve iş vermenin internetteki adresi İş Arıyorsan Ekişe Üye OL Katalog'dan Satış Yap %60 Prim AL Üye Yap Her Üye İçin 10 TL. Prim AL İstanbul'da İş İlanları Yüzlerce firmadan iş ilanları Global Kariyer Sitesi Monster'da! |
23 Aralık 2010 Perşembe
Burmaya kaçsam beni bulabilirler mi ?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Merhaba, güzel bir yazı başarılar,nuran
YanıtlaSil